MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacıların Mülhak Şeyhülislam Hamit Efendi Vakfı’nın galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da bu konuda vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Dava konusu vakfın 972 (H.) tarihli esas ve zeyl vakfiyelerinde, galle fazlasının tamamen hayra tahsis edilerek evlada bırakılmadığı, sadece batın şartı ve kız-erkek ayrımı yapılmaksızın vakıf evlatlarına sağ oldukça herhangi bir vazife karşılığı olmadan günlük 20 dirhem ücret verildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar veya kan bağı ile bağlı oldukları kişilerin daha önce vakıftan galle fazlası almış olmaları kendilerinin de galle fazlası alması için yeterli değildir. Bu konuda geçerli olan deliller; davacıların vakfedenle kan bağını gösteren nüfus kayıtları, kendilerinin mahkeme kararı ile galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunu gösteren vakıf evlatları ile irs ilişkisi içinde olduğunu gösteren kayıtlar ve daha önce vakıftan galle fazlası alıyor ve bu husus bir defter ile belirlenmiş ise bu defterin dayanağını teşkil eden belgeler ile maddi olgulardır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların vakıf kurucusu ile irtibatını gösterir herhangi bir belge veya mahkeme kararı bulunmadığı, bilirkişi raporunda vakıftan galle alan evlat listesinde yer alan ... ile davacılar arasında irtibat kurulmuş ise de, sözü edilen listenin herhangi bir mahkeme kararına dayanmayıp vakfın mütevelli tarafından yönetildiği dönemde hazırlandığından tek başına buna itibar edilemeyeceği gözönüne alındığında bu deliller davanın kabulü için tek başına yeterli değildir. Bu durumda mahkemece, davacıların vakıf kurucuları ile irtibatını gösterir kendisine veya kanbağı ile bağlı olduğu kişilere ait mahkeme kararları, nüfus kayıtları gibi belgeler getirtilerek, davacının vakfın evladı olduğunun belirlenmesinden sonra yalnızca dava konusu esas ve zeyl vakfiyelerde evlatlara bırakılan hakların açıkça tespiti ile yetinilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy