MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak yerlere müdahalenin önlenmesi, tapuda büro olarak kayıtlı bağımsız bölümlerin bu niteliğine ve projesine uygun eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Mahkemenin bir önceki kararında; davanın kısmen kabulü ile dava konusu bağımsız bölümlerden dershane ve tekstil atölyesi olarak kullanılan yerlerin bu şekildeki kullanımlarının önlenmesi, büro niteliğine dönüştürülmesi, 402 kapı numaralı (11 nolu bağımsız bölüm) atölyedeki ve 102 kapı numaralı (5 nolu) bağımsız bölümdeki pencere yerine kapı açılması, 102 numarada ışıklık bölümünde duvar örülmesi, kapı konulması şeklindeki müdahalelerin önlenmesine, projeye uygun eski hale getirilmesine, ön cephedeki ortak yerlere konulan tabelaların kaldırılmasına, diğer hususlarda karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, davalılardan ... vekili ile davalı ... tarafından hükmün temyizi üzerine Dairemizce, mahkemece davaya konu edilen tapuda büro olarak kayıtlı 4, 5, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 19 numaralı bağımsız bölümlerin dershane olarak kullanılmasının Yasaya ve yönetim planına aykırı olmadığı vurgulanarak salt sözü edilen bağımsız bölümlerin dershane olarak kullanımına son verilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, kabul kararı verilen diğer hususlarda ise herhangi bir bozma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ca bozma konusu yapılmayan hususlar kesinleştiğinden ve taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan; mahkemece, salt yukarıda sözü edilen 4, 5, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 19 numaralı bağımsız bölümlerin dershane olarak kullanımına son verilmesi isteminin reddi ile yetinilmesi gerekirken, davanın bozmadan önce kısmen kabul edilen diğer istemler yönünden de reddi yolunda karar verilmesi,
2-Dairenin önceki bozma ilamının 2. bendinde değinildiği üzere mahkemece bozma öncesi elatmanın önlenmesi ve projesine uygun eski hale getirilmesine karar verilen hususlarda, davalı tarafa Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesi uyarınca uygun ve belli bir süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.