Davacılar ... vd. ile davalı Nüfus Müdürlüğü ve ... vd. arasındaki davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 21.01.2009 günlü ve 2008/513-2009/19 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2011 gün ve 2011/199930 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar ... ve ...'a velayeten ... ve ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ...., ...., ...ve Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan davada, ... ve ...'in gerçek anne ve babalarının ... ve ... olduğu iddia edilerek davacıların nüfus kayıtlarında bulunan ... ve ...'in baba ve anne isimlerinin ... ve ... olarak düzeltilmesinin istendiği, mahkemece adı geçenlerin anne ve baba isimlerinin ... ve ... olarak tashihine karar verildiği hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosyadan ...'ın ölüm tarihinin 28.11.1992, adı geçenin kızı olarak kaydı düzeltilen ...'ın doğum tarihinin ise 09/10/1993 olduğu görülmüştür. ...'in babası olarak mahkeme kararı ile kayıtlara geçen ... 'ın ölüm tarihinden 10 ay 11 gün sonra ...'in doğması tıbben mümkün olmadığı halde, 09/10/1993 doğumlu ...'in, ...'in kızı olarak nüfus kaydının tashihine karar verilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir.
Hâkim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Diğer yandan, çocuklar ile anne ve babanın soy bağının tespitinde hakim, maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Bu tür davalarda davalıların davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz, irs ve soy bağı ilişkisinin, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkaracak genetik inceleme sonucu karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalılar ve tanık beyanlarına dayanılarak eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.