MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, "..." olan adının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, kamuoyunda ve çevresinde "..." adı ile tanındığını ileri sürerek nüfus kütüğünde yazılı "..." olan adının "..." olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla bir kişi çevresinde tanındığı adını kullanabilir ve bu adla nüfusa tescilini isteyebilir. Somut olayda dava dilekçesinde davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmediğinin saptanması bakımından göstereceği tüm kanıtlar toplanıp ve varsa tanıkları da dinlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.