MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, genel kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı derneğin üyesi olduğunu, dernek yönetim kurulu tarafından dernek üyeliğinden ihracına karar verildiğini, bu kararın iptal edilmesi için genel kurul nezdinde itiraz ettiğini 17.04.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında oy çokluğu ile itirazının reddedildiğini ileri sürerek ihraca ilişkin maddenin iptalini istemiştir. Mahkemece davalı derneğin vekilinin davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, dava konusu genel kurul toplantısına 350 kişinin katıldığı 120 üyenin yönetim kurulunun ihrac kararını tasdik (kabul) ettiği, 5 üyenin çekimser 1 üyenin de ret oyu verdiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 81.maddesi genel kurul kararlarının, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınacağını öngörmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 83.maddesinde ise; toplantıda hazır bulunan ve kanun veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceği, diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davasının açılamayacağı, genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumların saklı olduğu düzenlenmiştir. Yine 01 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nın 308/2 fıkrasında kabul beyanı ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda sonuç doğuracağını hükme bağlamıştır. Dernek genel kurulu, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma konusunda son kararı vermeye yetkili organdır. Münhasıran dernek genel kurulunun yetkisi ile ilgili açılmış bir dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte bir dava olmaması nedeniyle yönetim kurulunun veya görevlendirdiği vekilinin davanın kabul edilmesi yönünde genel kuruldan yetki almaları gerekmektedir.
Somut olayda, davalı dernek yönetim kurulunun davanın kabul edilmesi yönünde genel kuruldan yetki almadığı halde, mahkemece davalı dernek vekilinin kabul beyanı dikkate alınarak genel kurul toplantısının ihraca ilişkin maddesinin iptaline karar verilmesi doğru değil ise de, 17.04.2010 tarihli genel kurul toplantısında davacının üyelikten ihracına ilişkin oylamada toplantıya katılanların salt çoğunluğu olan 176 oyuna ulaşılamadığı, yönetim kurulunun davacıyı ihraca dair kararının genel kurul tarafından benimsenmediği anlaşıldığından bu gerekçeyle davanın kabulü doğru olup sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün gerekçe değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy