MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim-öğretim giderlerinden kaynaklanan 28.516,14 TL borçtan borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; yükümlü ...'ın Deniz Lisesinde öğrenciyken okuldan ayrıldığını, adına 28.516,14 TL borç tahakkuk ettirildiğini, talep edildiği kadar borçlarının olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış; alınan bilirkişi ek raporunda davacının 30 Haziran 2010 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6000 sayılı “Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 12. ve 13. maddeleriyle 5401 Sayılı Yasaya eklenen hükümler çerçevesinde personel ve amortisman giderleri düşülmek suretiyle borcu belirlenmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacının borcu ve borçlu olmadığı miktar yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davacının borcu ve borçlu olmadığı miktar bilirkişiye hesap ettirilip bu miktar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hüküm fıkrasında davacı ...'ın isminin “...” olarak yazılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.