MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 3712 ada 5 parseldeki ortaklığın aynen taksim mümkün olmadığı takdirde satışı sureti ile giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 10. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin yargılamanın (temyiz aşaması dahil) herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını istemesi durumunda, hakim, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12.maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir.
2012/3225-2012/5531
Dosyada bulunan belge ve bilgilere, özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu taşınmazın toplam 7 paydaşı olduğu, dava konusu parselde bulunan bina üzerinde 13 tane bağımsız bölümün bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece ilgili belediye başkanlığına yazı yazılarak zeminin tevhit edilip edilemeyeceği, mevcut duruma göre projelendirilmesinin mümkün olup olmadığı, buraya iskan ruhsatı verilip verilemeyeceği, imar mevzuatı açısından proje tadilatı ile anayapıda kat mülkiyeti kurulmasının mevzuata aykırılık teşkil edip etmeyeceği sorulup, bu husus açıklığa kavuşturulduktan binanın kargir nitelikte olup olmadığı da belirlendikten sonra yukarıda değinilen hususlar da dikkate alınarak istem konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.