MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 09.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; 09.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptalini istemiş, mahkemece, davaya konu edilen toplantıyla ilgili olarak tutulan tutanakta sadece 3 kişinin isim ve imzasının bulunduğu, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 32/4. maddesi uyarınca toplantıda alınan kararların bütün kat maliklerince imzalanmadığı, Yasanın emredici şartına uyulmadığından yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 09.01.2010 günlü kat malikleri kurulu kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; iptali istenen kat malikleri kurulu toplantısına davacının katıldığı, 09.01.2010 günlü kat malikleri kurulu toplantı tutanağının 7. maddesinde katılanların tümünün oyları ile toplantı tutanağının altının divan başkanlığı ve üyeleri tarafından imzalanmasına karar verildiği, alınan bu karar uyarınca toplantıda alınan kararların ayrı bir kağıda yazılarak altının divan heyetince imzalandığı, bunun karar defterine yapıştırıldığı ve toplantıya katılanlarca imzalanmış bulunan bir hazirun cetveli düzenlendiğine göre 634 sayılı Yasa’nın 32/4. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadığından bahisle kat malikleri kurulu toplantısı ve alınan kararların iptali istenemez. Davacı iptale konu edilen kat malikleri kurulu toplantısına bizzat katıldığı, hazirun cetvelini imzaladığı ve muhalefetini de açıkça yazdırmadığından, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesi gereğince alınan kararların katılanların oybirliği ile alındığı belirtildiğinden artık davacının bu kat malikleri kurulu toplantısı ve alınan kararların iptali ile ilgili dava açma hakkı bulunmadığından davanın tümüyle reddi yerine yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy