MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, taşınmazdaki ortaklığın aynen, olmazsa satış suretiyle giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, üzerinde kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmamış binalı taşınmazda davalı ile 1/2 şer paydaş olduklarını, kendilerinin rızaen bu binayı paylaşmaları mümkün bulunmadığından aynen veya satılarak taşınmazdaki ortaklığın giderilmesini istemiş; mahkemece, taşınmazın taksiminin aynen mümkün olmadığı, ancak tadilat ile mümkün olabileceği, bunun için gerekli olan masrafların yatırılmayacağının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın mevcut durumu itibariyle tadilat ve onarımı yapılmadan taksiminin mümkün olmadığı, davacı tarafın talepleri arasında satış isteminin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir taşınmazın üzerinde bulunan yapının mevcut durumu itibariyle bağımsız bölüm adedi ile paydaş sayısı dikkate alındığında, tüm paydaşların satış istemesi halinde dahi taşınmazın taksimi mümkün olduğu takdirde talebin reddi gerekir ise de, somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir. O halde mahkemece, davacının istemi doğrultusunda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken Yargıtay uygulaması yanlış yorumlanarak davanın reddi yolunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.