MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, karar iptali ve yönetim planı uyarlaması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmaza ait toplu yapı yönetim kurulunca 07.11.2010 tarihinde alınan kararların iptalini istemiş, mahkemece toplu yapı yönetim kurulunun 16 üyesinden 10'unun katılımıyla ve oyçokluğu ile alınan söz konusu kararın iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, incelenen yönetim planı içeriğinden; anılan yönetim planının 27. maddesine göre her bloka ait yönetici veya yönetim kurulu üyeleri arasından seçilecek birer üyenin iştiraki ile 16 kişiden oluşacak bir site yönetim kurulunun oluşturulacağı ve bu yönetim kurulunun siteyi ilgilendiren ortak kararlar alacakları ve bu kararları uygulayacakları belirtildiği öte yandan aynı yönetim planının 17. maddesine göre de kat malikleri kurulunun anataşınmazdaki bütün bağımsız bölüm maliklerinden oluşacağı ve anataşınmazın bu kurul tarafından yönetileceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, anataşınmazdaki 16 kişilik üst kurul, niteliği itibariyle bir yönetim kuruludur. Kat Mülkiyeti Kanununda ve anataşınmazın yönetim planında böyle bir oluşumun kendi başına yönetici ve denetçi seçip ataması mümkün değildir. Davacı anataşınmazda kat maliki olduğuna göre bunun üst yönetici olan davalılar aleyhine açmış olduğu dava kat maliki ile yönetici arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkla ilgilidir. İzah edilen uyuşmazlığın öncelikle Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 32. maddesi ile yönetim planının 17. maddesinde uyarınca kat malikleri kurulunda çözülüp karara bağlanması gerekir.
Davacı kat malikinin söz konusu anlaşmazlığı öncelikle kat malikleri kuruluna getirmesi ve orada çözüm araması gerekirken, doğrudan doğruya dava konusu etmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bu gerekçe ile davanın reddi gerekirken, başka gerekçelerle davanın reddi doğru değil ise de, yukarıda açıklanan gerekçelerle ve gerekçe değiştirmek suretiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.