MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava ve ıslah dilekçesinde, 29.143,76 TL'nin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı (asil) ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı olan eski yöneticinin döneminden zimmetinde kalan ve ıslahla artırılan 29.143,76 TL’nin yasal faiz ve masraflarla tahsilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalının 03.02.2008 tarihinde anataşınmaz yönetim kuruluna seçildiği, bu görevini 26.03.2010 tarihine kadar devam ettirdiği, kat malikleri kurulunun 30.04.2010 günlü toplantısında alınan kararla davalının 01.01.2009-31.12.2009 arası dönemi için zimmetinde kalan para için eldeki davanın açıldığı, bilirkişi tarafından bu dönem için yapılan araştırma sonucunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı yanın delil olarak gösterdiği belgelerin bir kısmının kendisinde bulunmaması nedeniyle verilen kesin süre içinde dosyaya konulmamış ise de, daha sonra elde edilen bir kısım belgeler temyiz dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulmuştur. Diğer bir kısım belgeler ise bazı firma ve kurumlara yapılan ödemelere ilişkin olup buralardan temin edilebilecek belgelerdir. Kat Mülkiyeti Yasasının 36.maddesinde belirtilen defterleri tutmak ve belgeleri saklamakla görevli olan ve aynı Yasanın 39.maddesi hükmüne göre, yöneticiliği döneminde elde ettiği gelirler ile yapılmış giderlerin hesabını vermekle yükümlü bulunan yöneticinin zimmetinde kalan ortak para bulunup bulunmadığı, tuttuğu defterler ve sakladığı belgelerin incelenmesi sonucunda saptanabileceğinden; bunun için davalının yöneticiliğe seçildiği tarihte kendisine
devredilmiş olan ortak para ile o tarihteki borç ve alacakların tutarı, yöneticiliği döneminde toplanan avanslar ve yapılan harcamaların miktarları belirlenip gelir ve giderlere ilişkin olarak alınan makbuz, belge, fatura, fiş vs. evrak ayrıca temyiz dilekçesine ekli fatura, belge ve banka kayıtlarının doğruluğu, önceden toplanan aidat ve ısı pay giderlerinin fazla olması nedeniyle sonradan mahsuplaşma yapıldığı iddiası bir bütün halinde bilirkişiye incelettirilerek mükerrer kayıt olup olmadığı araştırıldıktan sonra davalının ödemesi gereken bir meblağ bulunup bulunmadığı tam olarak tespit edilip alınacak uzman bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken davalının ileri sürdüğü itirazları karşılamayan ve denetime elverişli bulunmayan incelemeyle karar verilmiş olması,
2-Dava konusu alacağın kapsadığı dönemde davalı dahil üç kişilik yönetim kurulunun görevde olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, anataşınmaz, adı geçen kişilerden oluşan yönetim kurulunca yönetilmektedir. Davalının, ortak giderlerin toplanması, harcanması ve hesaplara geçirilmesi işlerini yapmakla görevlendirilmiş olduğu, hesap işlemlerinden salt bu kişinin sorumlu tutulduğu yolunda dosya içerisinde herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı gibi, bu konuda alınmış kat malikleri kurulu kararının varlığı da araştırılmamıştır. Yönetimin hesaplarından ve yaptığı işlemlerden öncelikle yöneticinin ve yönetimi oluşturan kişilerin (yönetici ve yardımcıların) birlikte sorumlu oldukları hususu da gözönünde bulundurularak, yukarıda değinilen eksikliğin giderilip davalı ...’nun dava konusu edilen döneme ilişkin hesaplardan tek başına sorumlu olmadığının saptanması durumunda işin niteliği de dikkate alınarak tespit edilecek diğer yönetim kurulu üyelerinin de yöntemince davaya dahil edilip bundan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.