(657 S. K. Ek. m. 34)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, eğitim öğretim giderlerinden kaynaklanan ve yersiz ödenen 50.168,90 TL.nin 22.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Üniversite tarafından doktora eğitimi için ABD'ye gönderildiğini, davacının eğitimini tamamlayarak üniversitedeki görevine başladığını, mecburi hizmetini devam ettirirken 20/10/2010 tarihinde istifa ettiğini, üniversite tarafından hesaplanan yurt içi ve yurt dışı tüm borçlarını ödediğini, yurt içi maaş ödemelerinin haksız yere alındığını belirterek; 50.168,90 TL nin 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 657 Sayılı Yasanın ek 34. maddesine göre sadece yurt dışı ücretlerinin geri istenebileceği, yurt içi ödemelerin geri istenmesinin mümkün olmadığı sözleşme hükmünün yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle 21.11.2003 tarihli yüklenme senedi içeriğine göre; davacının yüklenme senedinin 5. maddesinde ...mecburi hizmetimin ifası sırasında....istifa suretiyle ayrıldığım takdirde eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak müfredatı aşağıda altıncı maddede belirtilen bilcümle matlubatı yine maddede tespit edilen hukuki esaslarla kayıtlı olmak şartıyla (...) Üniversitesine nakten ve tamamen ödemeyi taahhüt eylerim. ve 6. maddesinde ise Taahhüdümü ihlal ettiğim takdirde, ilgili kanunlara göre yukarıda yazılı sebeple yurt dışına gönderilmem nedeniyle, yurtiçi aylığı da dahil olmak üzere aylık, ücret, aidat, zam, tazminat, ödenek, tayin bedeli gibi adlar altında tarafıma yapılan her türlü ödemeler ile yol ve ikamet giderlerini ve bu hususlara ilave olarak şahsım adına programım içinde veya dışında her ne sebeple ve şartla olursa olsun sarf edilen meblağı ...iki misli olarak kanuni faiziyle birlikte Türk Lirası olarak .... ödeyeceğimi şimdiden kabul ve taahhüt ederim şeklinde taahhütte bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı, sözü edilen bu yüklenme senedinin hata, hile veya zorla kendisine imza ettirildiğini ileri sürmemiştir. Davacının serbest iradesi ile davalı üniversiteye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi, lisansüstü eğitim yapması için kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu yüklenme senedi davacıyı bağlar niteliktedir. Davalı üniversite, yüklenme senedi kapsamında yapılan harcamaları tahsil etmiş olup, bunun dışında bir talepte bulunmamıştır. Ortada davacı tarafından verilen yüklenme senedini geçersiz kılan bir durum da söz konusu olmadığına göre; mahkemece, yüklenme senedi kapsamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy