MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dairenin bozma kararından önce hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunda taşınmazda bulunan yapı değeri hesabında %40 oranında yıpranma payı düşülerek 3.969 TL değer belirlenmiş ve bu rapora itibarla hüküm kurulmuş, mahkemenin bir önceki kararı salt davacı vekilinin temyizi üzerine bozulmuş olduğundan, sözü edilen kararda saptanan yapı değerinin davacı idare yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden bu kez %25 oranında yıpranma payı düşülerek daha fazla yapı bedeline (4.961,25 TL) hükmedilmesi,
2-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece infazda duraksama yaratacak şekilde tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalılara yeniden ödenmesi yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.