MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ...'e vasi tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, 15.07.2005 doğumlu olan ...’ün zihinsel özürlü olduğunu, velayetinin babasına verildiğini, ancak onun da kısıtlı bulunduğunu ileri sürerek, Resul'ün vesayet altına alınmasını istemiş; mahkemece istek kabul edilerek davacı ... vasi olarak atanmıştır.
Vesayet altına alınması talep edilen ... 15.07.2005 doğumlu olup, ergin değildir. Ana ve babası boşanmış, boşanma kararında Resul'ün velayeti babaya verilmiştir. Ancak velayet kendisinde olan baba Mustafa da Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2006 tarih ve 2006/1042 esas 2006/1424 karar sayılı ilamı ile kısıtlanmıştır. Öncelikle velayete ilişkin karar usulüne uygun biçimde kaldırılmadan vesayet altına alınmaya ilişkin dava incelenemez. Velayetin kaldırılması konusunda davacıya mehil verilerek bu konu bekletici mesele kabul edilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.