MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakıf yöneticilerinin görevden alınması istenilmiştir. Mahkemece bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalı yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekilinin duruşma istemi pul yokluğu nedeniyle reddolunmuştur.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istenilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı vakıf için davanın husumet yokluğundan reddine, davalılardan ...yönünden kabulüne ve diğer davalılar bakımından ise konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarına ilişkin davaların, gerek vakfı temsil etmesi gerekse dava sonunda verilecek kararın kendisini yakından ilgilendirmesi bakımından doğrudan vakıf tüzel kişiliği aleyhine açılması ve yöneticilerin de bu dava nedeniyle hukukları etkileneceğinden savunmalarının alınmaları gerekir. Somut olay bakımından böyle bir davada vakıf tüzel kişiliğine husumet düşmesine rağmen vakıf yönünden davanın reddi yolunda hüküm kurulması,
2-5737 sayılı Vakıflar Yasası’nın 10. maddesinde, görevinden alınan vakıf yöneticilerinin Meclis üyesi olamayacakları ve beş yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları ayrıca ikinci fıkranın (c), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen bu nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticilerinin başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılacakları ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları hükme bağlandığından yasanın belirtilen bu hükümleri dikkate alındığında, davalılardan ... ve ... hakkında dosya kapsamına göre görevden alınmalarının gerekip gerekmediği araştırılıp bu konudaki tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu davalılar için de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.