MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümü muhasebe bürosu olarak kullanan davalının tapu kayıtlarına ve yönetim kurulu kararına bağlı kalması konusunda uyarılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, tapu kaydına göre sitenin her dairesinin mesken olarak kullanılacağını, bu hususun site yönetiminin 06.02.2010 tarihli kararı ile de kayıt altına alındığını, davalının mesken olan dairesini muhasebe bürosu olarak kullandığını, ihtara rağmen eylemine son vermediğini bildirerek, tapu kayıtlarına ve site yönetiminin 06.02.2010 tarihli kararına bağlı kalması konusunda uyarıda bulunulmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesine mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde yapılamayacak kullanımlar belirtilmiş olup, meskenin büro olarak kullanılabileceği, yönetim planında da buna aykırı düzenleme mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bağımsız bölümün mesken nitelikli olduğu ve davalı tarafından muhasebe bürosu olarak kullanıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dinlenen davacı tanıkları beyanlarında, davalının dava konusu meskeni muhasebe bürosu olarak kullanıyorken taşındığını, yerine bir başkasının geldiğini ve onun da muhasebe bürosu olarak kullandığını, büronun akşam sıralarında ara sıra açıldığını söylemişlerdir.
Mesken nitelikli bağımsız bölümün muhasebe ve mali müşavirlik bürosu şeklindeki kullanımı için kat maliklerinin muvafakatının aranmayacağı Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmekte ise de, bu faaliyetin tek bir bağımsız bölümü, bağımsız olarak çalışan bir kişinin en fazla bir elemanı ile birlikte yazıhane niteliğinde kullanması şeklinde olması gerekir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden bu husus anlaşılamamaktadır. Mahallinde keşif yapılarak büronun ve şahısların durumunun yukarıda açıklanan niteliklere uygun olup olmadığı konusunda mahallinde keşif yapılarak durumun tespit edilmesi ve yine bölümde muhasebecilik yapan kişinin davalı ... dışında başka şahıs olduğu takdirde o kişinin de davaya katılımı sağlanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.