(6100 S. K. m. 27, 288)
Dava: Dava dilekçesinde, ortak alana yapılan müdahalenin men'i ile kal'i ve eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının, anataşınmazın projesine aykırı olarak maliki bulunduğu A Blok 15 nolu meskenin hemen üzerinde bulunan ve apartmanın ortak alanı olan çatıyı kaldırmak sureti ile kaçak kat inşa ettiğini ve yine apartmanın ortak alanı olan terası kendi bağımsız bölümüne kattığını bildirerek aykırılıkların tespiti ile müdahalesinin men'i ve projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesini istemiş, yargılamanın son duruşmasındaki beyanında da davalının fiilen A Blok 15 no, tapu kaydında ise 5 nolu bağımsız bölüm olarak geçtiğini bildirmiş, mahkemece, 5 nolu bağımsız bölüm içinden çatı katına çıkmak için merdiven yapılması ve çatı örtüsü kaldırılıp 43 m² miktarındaki alanın davalı dairesine dahil edilmesi şeklindeki aykırılığın onaylı projeye uygun hale getirilmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ve beyanlardan, davanın davalıya ait A Blok 15 nolu meskenden söz edilerek açıldığı, duruşmada fiili durum ile tapu kaydı numarasının farklı olduğunun açıklandığı, bilirkişi raporunda mahallinde yapılan incelemede 1 bodrum+zemin+5 normal katlı apartmanda A Blok 15 nolu dairenin çatı katı olduğunun bildirildiği, tapu kayıtlarında davalıya ait 5 nolu dükkan nitelikli bağımsız bölümün bodrum katta olduğu, ayrıca davalının 5. kat 67 nolu bağımsız bölümde 1/2 pay maliki olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu çelişkiler karşısında nizalı yerin hangi bağımsız bölümün olduğu taraflar aracılığı ile tam olarak tespit edilmeli, gerektiğinde fen bilirkişisi huzuru ile mahallinde keşif yapılarak, dava konusu bağımsız bölüm ile tapu kaydı arasında mutabakat sağlanması ve belirlenen bağımsız bölümün davalı dışında paydaşları bulunması halinde onların da davaya dahil edilmesi gerektiği dikkate alınmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy