MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, nüfusta anne ve babası olarak görünen ... ve ölü ...'ın kayıtlarından silinerek, gerçek annesi ... ve babası ...'ın nüfusuna kaydını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacı nüfusta; ... ve ölü ...'ın çocukları olmadığını, ... ve ... doğduğunu, bu nedenle nüfustaki kayıtların düzeltilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. (HUMK 76/2.madde) Dava, gerçek durumu göstermeyen hatalı nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup, Türk Medeni Kanunu'nun 286 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Davacı, hatalı olduğunu ileri sürdüğü mevcut nüfus kayıtları sebebiyle mirasçılıktan doğan hakları zedelendiğinden böyle bir dava açma hakkına sahiptir.
Bu sebeple; mahkemece tüm deliller toplanıp davacı ...'ın davalılar ... ve ...'ın çocukları olup olmadığının tespiti bakımından DNA testi yapılıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.