(5490 S. K. m. 36) (4721 S. K. m. 301)
Dava: Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2010 tarihli davanamesiyle Ö. A.'ın gerçeğe aykırı beyana dayalı olarak tescil edilen nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Giresun Aile Mahkemesi'nin ihbarı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı 28.10.2010 tarihli davanamesinde; Ö. A.'ın, H. ve H. A.'ın çocukları olmadığı halde gerçeğe aykırı beyanla kendi nüfuslarına tescil ettirdiklerini, esasında Ö. A.'ın davalı E. Y. ile M. Ö.'in evlilik dışı ilişkisinden dünyaya geldiği ileri sürülerek Ö.'in, H. ve H.'ın nüfus kaydından silinip davalılar E. Y. ile M. Ö.'in evlilik dışı ilişkisinden olduğunun tespitiyle nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesi istenilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, Ö.'in H. ve H. A.'ın çocukları olmadığı halde gerçeğe aykırı beyanla nüfus kayıtlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Saptanan bu duruma göre Ö.'in, H. ve H. A.'ın nüfus kayıtlarından silinmesi istemi 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kayıt düzeltilmesi davası niteliğindedir. Bu durumda, mahkemece davanın M. Ö.'e öldüğünün tespiti halinde mirasçılarına yöneltilmesi, gösterilen delillerinin toplanması, iddiayla ilgili olarak kan ve genetik bulgular yönünden dna testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan Türk Medeni Kanununun 301. maddesi uyarınca, çocukla baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini isteme hakkı ana ve çocuğa tanındığından ve Ö.'in, E. Y. ile M. Ö.'in evlilik dışı ilişkisinden doğduğunun ve babasının M. Ö. olduğunun tespiti yönünden Cumhuriyet Savcısının dava açma hakkı bulunmadığından, bu istemin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy