MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili Av.... tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise bir kısım davalılar vekili Av.... tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden bır kısım davalılar vekili Av.... geldi. Davacılar ve diğer davalılardan gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden, davaya konu edilen anataşınmazın birinci bodrum katında 76,30 m² lik ve ikinci bodrum katta 41,52 m² lik ortak alanın davalılardan ..., ... ve ...'a ait bir numaralı dükkana ve bu dükkanın bodrum katta yer alan depo kısmına ilave edilerek kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu olgu mahkemece de kabul edilmiş ancak 10.10.1994 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile 26.01.1987 tarihindeki onaylı röleve projesinin diğer maliklerin arsa paylarının değişmemesi şartıyla tapuya tesciline karar verildiği, davacıların önceki maliki ...'ın kararda imzasının bulunduğu, bir nolu bağımsız bölüme eklenen ortak alanların röleve projesine uygun olduğu ve davacıların önceki malikinin rızasının bulunduğu gerekçesiyle yukarıda adı geçen davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.
Şöyle ki;
10.10.1994 günlü kat malikleri kurulu kararının alındığı tarih itibariyle yürürlükte olan Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumakla yükümlü oldukları gibi, kat maliklerinden biri diğer maliklerin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Bu hükme göre bir kat malikinin ortak yerde değişiklik yapabilmesi için buna tüm kat maliklerinin rızasının bulunması ya da bu konuda tüm kat maliklerinin oybirliği ile karar vermiş olması gerekir.
Ancak
böyle bir muvafakat veya kat malikleri kurulu kararı sonraki malikleri bağlayıcı nitelikte olur. Somut olayda 10.10.1994 günlü kat malikleri kurulu kararı 17 bağımsız bölümlü anayapıda salt 9 bağımsız bölüm malikinin olumlu oyu ile alınmış olup, sözü edilen 10.10.1994 tarihli kat malikleri genel kurulu toplantısında alınan kararların ve muvafakat edilen hususların neler olduğunun açık ve net olarak belirlenmemiş olması ve ayrıca karar tarihi olan 10.10.1994 tarihinde yürürlükte bulunan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre oybirliğini gerektiren bu değişiklikle ilgili oybirliği olmadan alınan bu kararın geçerliliği bulunmadığı gibi böyle bir kararın olumlu oy kullanan malikin bağımsız bölümünü sonradan satın alan maliki bağlayıcı nitelikte olmadığı ve yine dosya arasında bulunan aynı davalılara karşı aynı ortak yerle ilgili aynı nitelikteki Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1470 Esas-2003/1143 Karar sayılı dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre anayapıya ait 26.01.1987 tarihli röleve proje için kat maliklerince verilmiş muvafakatların bulunmadığı, söz konusu ortak yerlerin onaylı projesine uygun eski hale getirilmesine karar verildiği, temyiz incelemesi sonucu 13.09.2004 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın farklı olması nedeniyle taraflar arasında kesin hüküm oluşturmasa da kesin delil niteliğinde olduğu dikkate alınmadan bu talep yönünden de davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy