(2942 S. K. m. 8, 10, 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın davalıların murisi adına kayıtlı olduğu ve kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahibine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalılar vekili Avukat S. S.'nün 15.04.2010 günlü oturuma katılarak anlaşma sağlanamadığından keşif yapılarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istediği anlaşılmıştır.
Davalılar vekilinin duruşmada açıkça anlaşma sağlanamadığı ve taşınmazın gerçek değerinin tespitini istediğini belirttiğine göre Yasanın 8. maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmamış olsa bile anlaşmaya yanaşmayacakları anlaşıldığından kendilerine 8. madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği ve dava ekonomisi de göz önünde bulundurularak ve davaya devam olunarak deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkemece yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy