(2004 S. K. m. 267)
Dava: Dava dilekçesinde, davacı kurumun uğradığı zararın tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaliyle icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı Birliğin yönetim kurulu başkanlığını yapan davalının kurumu uğrattığı zararın tahsili için yapılan icra takibine davalı vekilinin haksız itiraz ettiğini bildirerek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 dan aşağı olmamak üzere icra tazminatına karar verilmesini istemiş; mahkemece dava kısmen kabul edilerek 39.436,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ve 15.744,40 TL icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İcra İflas Yasası'nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra takibine yapılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinde hükmolunan meblağın (asıl alacağın) %40ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceği öngörülmektedir. Somut olayda davaya konu alacağın yargılamayı gerektirdiği, belirli ve hesap edilebilir durumda ve likit nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy