(4721 S. K. m. 284, 301) (Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 104)
Dava: Dava dilekçesinde, M.E.'nin kendi çocukları olmadığı halde kendilerinden doğmuş gibi nüfusa kaydedildiğini belirterek soybağının reddi ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının nüfus kayıtlarına göre müşterek çocuğu görünen M.E.Ü.'nün gerçekte davacının çocuğu olmadığını ileri sürerek soybağının reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraf beyanları ile dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt tarafların kabulleri ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapora göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy