MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, aidat borcunun ödenmemesi nedeniyle 2.385,00 TL nin dava tarihinden itibaren aylık %5 işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'nün, diğer davalı ...’tan satın almış olduğu H Blok No:45 adresindeki dairesini daha sonra 21/05/2009 tarihinde ...’ya satmış olduğunu ancak daireye ilişkin önceki malik olan her iki davalının da toplamda 2.385,00 TL borçlu olduklarını belirterek, 2.385,00 TL’nin dava tarihinden itibaren aylık %5 işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 60,00 TL aidat borcunun davalı ...’tan, 2.325,00 TL aidat borcunun davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, alacaklara dava tarihinden itibaren aylık %5 faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalılardan ... vekili temyiz dilekçesi ekinde dava konusu edilen ortak gider borcu nedeniyle ödeme yaptığını belirterek dekontlar (fotokopileri) ibraz etmiş olduğundan mahkemece bu dekontların asılları getirtilerek dava konusu borçla ilgili olup olmadığı hususu etraflıca araştırılarak gerekirse bilirkişi kurulundan da ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.