MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, ortak alana müdahalenin men'i ve kal'e karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki bulunduğu 7 numaralı bağımsız bölümde balkonlu odanın duvarını yıktığını mutfak ve salon arasındaki duvarları kaldırdığını ileri sürerek yapmış olduğu projeye aykırılıkların eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin ve özellikle bilirkişi raporunun incelenmesinde her ne kadar yapılan tadilatların binanın statiğine olumsuz bir etkisinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu tadilatların neler olduğu, yapının mimari projesi getirtilip yerinde uygunlanmak suretiyle belirlenerek krokiye bağlanmamıştır. Mahkemece bilirkişi kurulundan mimari proje yerinde uygulanmak suretiyle her bir projeye aykırılık ayrı ve açık bir şekilde belirlenip krokiye de bağlanarak ek rapor alınıp bu rapora göre eski hale getirilecek hususlar açıkça hüküm fıkrasında gösterilerek karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması,
2-Bilirkişi kurulunca verilen raporda bağımsız bölümün içinde olup kaldırılan salon ile mutfak arasındaki duvarın yapı güvenliği açısından bina statiğine bir sakıncası bulunmadığı bildirildiği Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin 2. bendi gereğince kat maliklerinin kendi bağımsız bölümleri içinde ana yapıya zarar vermeyecek onarım tesis ve değişiklik için diğer kat maliklerinin iznine gerek olmadığı göz ardı edilerek salon ve mutfak arasında kaldırılan duvar yönünden açılan davanın da kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece dosyaya geri çevirme üzerine gönderilen tapu kaydında dava konusu bağımsız bölümün malikinin değiştiği de gözönünde bulundurularak HMK'nın 125. maddesi gereğince yeni malik de dahil edilip yukarıdaki bozma hususları da gözönünde tutularak hüküm kurulması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.