MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, ...'in Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasını istemiştir. Alınan sağlık kurulu raporunda adı geçenin ağır demans olduğu, vasi atanması gerektiği, dinlenmesinde yarar bulunmadığı açıklanmış, mahkemece; kısıtlanması istenenin oğlunun yanında kalıp bakım ve ihtiyacının oğlu tarafından karşılandığı gerekçesi ile ret kararı verilmiştir.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 405/1. maddesi uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Aynı yasanın 403/1 ve 419/1 maddelerine göre ise vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.
Kısıtlanması istenilenin bakımının halen oğlu tarafından sağlanıyor olması yasada ret nedeni olarak düzenlenmediği gibi, onun fiil ehliyetinin bulunduğu anlamına da gelmez. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerekirken; adı geçenin yasa koruması dışında kalması sonucunu doğurur şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.