(2942 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmazda meydana gelen zeytin ürün zararının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davalılar vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı Çarmıklı İnşaat A.Ş. vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesiyle istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekilleri Av. Deniz Kılıç Hadimli ve Av. Ezgi Tarhanla aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. Bekir Balcıoğlu geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırılan yerde yapılan çalışma sırasında sulama borularının tahrib edilmesi nedeniyle dava konusu zeytin bahçesinin sulanamadığından bahisle meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmaz bir bütün iken sulama kanalı yapılması amacıyla kamulaştırıldığı, 858 ve 860 numaralı parsellerin zeytin bahçesi niteliğinde olup davacının bu parsellerde intifa hakkının bulunduğu, 859(eski 779) numaralı parselin ise sulama kanalı olarak kamulaştırıldığı, 2000 yılında DSİ adına tapuya tescil edildiği, 2007 yılında taşınmazın olduğu yerde sulama kanalı inşasının yapıldığı, 858 parseldeki su kuyusundan boru döşenerek 860 parseldeki zeytinlerin sulandığı, kanal çalışması sırasında 860 parsele su intikalini sağlayan boruların tahrip edilmesi nedeniyle taşınmazın sulanamadığı ve taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarında verim kaybının oluştuğu anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 12 nci maddesine göre kısmen kamulaştırma yapılması durumunda kamulaştırma bedeli tespit edilirken kamulaştırılmayan (arta kalan) kısmın değerinde kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana gelirse bu eksilen değer miktarının kamulaştırma bedeline ilave edileceği öngörülmüştür.
Dava konusu sulama kanalı inşası, idare tarafından kamulaştırılan ve bedeli ödenerek adına mülkiyeti tescil edilen zemin üzerinde yapılmış, kamulaştırılan taşınmaz bölümünde yer alan su kuyusu ve borular da kanal yapımı nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca kamulaştırılan 860 parsel sayılı taşınmazda davacı lehine sulama borusu geçirilmesi için bir irtifak hakkı da kurulmamıştır. Kaldı ki bilirkişi raporlarında kanal çalışması yapılan yerin 40-50 m. sağından veya solundan boru hattı güzergahı değiştirilip fazladan 100-150 m. su borusu kullanılarak taşınmazın sulanabilmesinin mümkün olduğu da belirtilmiştir.
Taşınmazın kamulaştırılmayan kısmında varsa bir değer düşüklüğü bunun kamulaştırma bedel tespiti yapılırken dikkate alınması gerektiği, idarenin haksız bir el atmasının bulunmadığı, dava konusu taşınmazda meydana gelen zarardan davalı tarafın sorumlu olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı idare yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy