MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma ilamının 1 numaralı bendinde açıklandığı üzere dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre davalı ...'ın malik olmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın reddi ile sadece davalı ...'un payının bedelinin tespiti ve tesciline karar vermek gerekirken dava konusu taşınmazın tamamını kapsayacak şekilde kamulaştırma bedelinin tespiti ve ayrıca davada taraf olmayanların payı yönünden verilmiş tescil kararının kesinliğinden söz edilemeyeceği düşünülmeden tescile ilişkin karar kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,
2-Bozma öncesi ilk kararda davalı ...'un payı için 7.250,69TL kamulaştırma bedeline hükmedilmiş olup kararı sadece davacı idare temyiz ettiğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu dikkate alınmaksızın bozmadan sonra daha yüksek olan 7.314,29TL kamulaştırma bedeli tespit edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.