MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, "..." olan soyadının "..." olarak değiştirilmesi ve kaydedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Türk ve aynı zamanda Alman vatandaşı olan ... ... (... ...) ile evlendiğini, evlenme başvurusunun eşinin pasaportu ile yapılmış olduğundan müvekkilinin soyadının nüfusa "..." olarak işlendiğini, uzunca bir süre resmi belgelerinde bu soyadını taşıdığını, çocuklarının nüfusa tescili sırasında bu durumun ortaya çıktığını ileri sürerek, müvekkilinin nüfus kayıtlarında "..." olan soyadının "..." olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile davacının soyadının istem gibi değiştirilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2525 Sayılı Soyadı Yasası'nın 3. maddesinde yabancı ırk ve millet isimlerinin soyadı olarak kullanılamayacağı belirtildikten sonra bu kanuna göre çıkartılmış bulunan 2891 Sayılı Soyadı Nizamnamesinin 7.maddesinde de “yabancı ırk ve ulus adları soyadı olarak kullanılamaz”, yine aynı Nizamnamenin 5.maddesinde de “yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır” hükümlerine yer verilmiş olup, davacının almak istediği soyadının anılan Yasa ve Tüzüğün sözü edilen hükümlerine aykırı olduğu gözetilmeden, "..." olan soyadının “...” olarak değiştirilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.