MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan 1.790,00 TL bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan 1.432,45 TL bedel arasındaki 375,55 TL farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta karar verilmemesi ve 13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı ... Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 22. maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” hükmünü ve aynı Yasa'nın Geçici 1. maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun Geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükmünü içermekte olup, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin 11. fıkrasına göre kamulaştırması yapılan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir.
ahkemece, yasanın bu hükmü ve davacının terkin yönünde bir talebi de olmadığı dikkate alınmadan ve Dairemizin bozma ilamında bu hususa yer verildiği halde kamulaştırılan kısmın Karayolları adına tescili yerine, yol olarak terkinine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli karara 8 numaralı hüküm fıkrası olarak "Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan 1.790,00 TL bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan 1.432,45 TL bedel arasındaki 375,55 TL farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine" ibaresi eklenmek suretiyle ve gerekçeli kararın 2 numaralı hüküm fıkrasındaki "yol olarak terkinine" ibaresi kaldırılarak "davacı ... adına tesciline" cümlesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.