MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, küçük ...'in babasının davalı ... olduğunun tespiti ile nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının düğün yapıp gayri resmi evlenmeleri sonrası müşterek çocukları ...'in olduğunu, davalının davacıyı evden kovduğunu, çocuğu da tanımadığını belirterek ...'in babasının davalı ... olduğunun tespiti ile 500 TL nafakaya karar verilmesini istemiş, mahkemece davalı çocuğu tanıdığından davacının hukuki yararı kalmadığı gerekçesi ile babalık davasının reddine, 200 TL nafakaya karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalının evlilik dışı ilişkisinden 27.04.2012 doğumlu ...'in olduğu, davalının çocuğu tanımaması üzerine davacı tarafından 07.05.2012 tarihinde nüfusa tescil ettirildiği ve 17.05.2012 tarihinde babalık davası açıldığı, yargılama sırasında 15.06.2012 tarihinde tanıma senedi ile davalı tarafından ...'in tanındığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davalının yargılama sırasında 15.06.2012 tarihinde tanıma senedi ile çocuğu tanıması sonucu davacı tarafından açılan babalık davası konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle babalık davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, babalık davası içinde çocuk için istenen nafaka, babalık davasının eki niteliğinde olup ayrı harca tabi olmadığı gibi nafaka isteminin ret veya kabulü halinde ayrıca vekalet ücretine hükmedilemiyeceği de gözetilmeksizin ayrı bir nafaka davası varmış gibi nafaka isteminin kabul ve ret oranına göre taraflar için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.