MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazlardan 10940 sayılı parsel hakkında davadan feragat edildiğinden bu parsel yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-10943 ve 10944 parsel sayılı taşınmazların dava açıldıktan sonra kamulaştırıldığı ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu parseller yönünden, “davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi,
3-Feragat nedeniyle red bakımından davalı idare lehine de vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, sadece davacı lehine vekalet ücreti verilmesi,
4-Davalı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.