MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vesayetin kaldırılması, olmadığı takdirde vasinin görevden alınarak yeni vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece vesayetin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm vasi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kısıtlı ... 20.05.2010 tarihli kararla Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlanmış, kendisine vasi atanmıştır. Bu kez kısıtlı ve kısıtlının oğlu Şaban vesayetin kaldırılması olmadığı takdirde vasinin görevden alınarak yerine oğlu Şaban'ın vasi atanmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece vesayetin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından mahkemece Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 26.12.2012 tarihli kararı esas alınarak vesayete son verilmiş ise de, bu rapor yine bu dosya için alınan Gözlem İhtisas Dairesinin 10.06.2011 tarihli raporla çeliştiği gibi, kısıtlama kararına esas olan raporla da çelişmektedir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Yasasının 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy