MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı ... Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 22. maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” hükmünü ve aynı Yasa'nın Geçici 1. maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun Geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükmünü içermekte olup, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin 11. fıkrasına göre kamulaştırması yapılan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Mahkemece, yasanın bu hükmü ve davacının dava dilekçesinde hazine adına tescil ve yol olarak terkin talebi olduğu dikkate alınmadan ve Dairemizin 4 nolu bozma ilamında bu hususa yer verildiği halde kamulaştırılan kısmın Karayolları adına tescili ve yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken yol olarak terkinine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın 1 numaralı hüküm fıkrasındaki "taşınmazın bu kısmının" ibaresinden sonra "davacı ... adına tesciline ve" cümlesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy