MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyımlık kararının kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm vasi adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı 22/04/2013 tarihli dilekçesi ile mahkemenin 2012/1168 esas 2013/429 karar sayılı ilamı ile ...'ın TMK nun 426/1. maddesi ve 427/2. maddesi gereğince yönetim ve temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiğini, karar verildikten sonra kayyımın usulsüz bir kısım harcamalar yaptığını, kayyım atanana kötü davrandığını belirterek bu durumun tespit edilmesini istemiş, mahkemece yapılan inceleme sonucunda ...'a vasi tayin edilmesine yer olmadığına, kayyımın iyi niyetli olmadığı, habersiz bir kısım harcamalar yaptığı gerekçesi ile kayyım olarak atanması yönündeki kararın kaldırılmasına, kayyım atananın kendisine vekil veya müşavir tayini hususunda serbestliğine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun “Yasal Danışmanlık” başlıklı 429. maddesinde, Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanacağı düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 431. maddesinde ise “Vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisinde bulunan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 22/02/2013 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda ...'a yasal danışman atanması gerektiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamına ve rapor içeriğine göre, mahkemece daha önce kayyım ataması, yasa hükümlerine aykırı ise de; vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle dosyanın re'sen ele alınıp kayyımlığa son verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece dosya içeriği gözetilerek ...'a Türk Medeni Kanunu'nun 429. maddesinde sayılan işler için yasal danışman atanması gerekirken, adı geçenin korumasız kalmasına yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.