MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz mal üzerindeki irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.
Keşif zaptında yer alan muhtar beyanında dava konusu taşınmazda kuru tarım yapıldığı, suyun olmadığının ifade edildiği, bilirkişi kurulunun asıl raporunda dava konusu taşınmazın yeterli suyunun bulunmadığı ve kıraç tarım arazisi olduğu belirtildiği halde %5 kapital faiz uygulamak suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
2-Dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olarak tespit edildiği halde karpuz ve anason için gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü sulu verileri esas alınmak suretiyle değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3-Dava konusu taşınmazın 4400 m²'si üzerinde dava tarihinden önce TEK lehine tesis edilmiş olan irtifak hakkının taşınmazın değerinde yaratacağı kaçınılmaz değer kaybının kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.