MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davanamede, hatalı yazılan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcılığı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Çat Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2013 gün, 2013/1 sayılı davanamesi ile davalılardan ...’in dedesi üzerinde kayıtlı bulunan nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan ... ve ... üzerine kaydedilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre “nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.” Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için bu davanın açılmasında bir gereklilik bulunmalıdır.
Somut olayda, jandarmaya yapılan isimsiz bir ihbar sonucunda Cumhuriyet Savcılığında yapılmakta olan bir soruşturma sırasında alınan bir kısım ifadelerde ...’in dedesi üzerinde kayıtlı olduğunun söylenmesi üzerine kaydın düzeltilmesi amacıyla soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı tarafından bu dava açılmıştır. Böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler. Cumhuriyet Savcılarının ancak gösterilecek lüzum üzerine böyle bir dava açma yetkisi vardır. Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.