MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece 7 parsel ile ilgili davanın reddine, 8 parsel ile ilgili davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu Arapsuyu 20189 ada 7 parselle ilgili kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil davalarının esastan reddine, Arapsuyu 20189 ada 8 parselle ilgili kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil davalarının husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu 20189 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde fiilen cami, lojman ve bahçesi olarak kullanıldığı dava konusu 20189 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ise fiili el atmanın bulunmadığı 3194 sayılı İmar Kanununun 7. ve 8. maddeleri kapsamında düzenlenen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında sosyal tesis olarak kamuya özgülendiği anlaşılmıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 20189 ada 8 parsel ile ilgili hüküm kısmına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu 20189 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede;
Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulünün gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; dava konusu 20189 ada 7 parsel yönünden davacı tarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda bir nolu bentte yazılı nedenlerle; dava konusu 20189 ada 8 parsel sayılı taşınmaza yönelik hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6217 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428. maddesi uyarınca dava konusu 20189 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.