MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 2.588,37 TL alacağın ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Jandarma Genel Komutanlığı emrinde tabip üsteğmen olarak görev yapmakta iken 01/11/2002 tarihinde istifa ettiğini, TSK Personel Kanununun 14.maddesi gereğince öğrenim giderlerinden doğan 2.588,37 TL tazminatın ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; mahkemece, idarece eğitim öğretim giderlerinin davalıdan tahsilini gerektirecek bir yasal düzenlemenin olmadığı, davalının Devletçe kendisi için yapılan masrafları ödeyeceğine dair bir taahhüdünün de bulunmadığı ve bu hususta davacı idare ile davalı arasında herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığı, bu nedenle davacı idarenin davalıya yapılan eğitim öğretim giderlerini talep etmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 14.maddesinin 3. ve 4. fıkralarında "Bu madde hükümlerine göre subay nasbedilenler, 15.maddede öngörülen askeri eğitimi müteakip atandıkları görevlerde bir yıllık deneme (adaylık) süresine tabi tutulurlar. Temel askerlik eğitiminde veya askeri eğitimde başarı gösteremeyenler, eğitimi başarı ile bitirdikten sonra atandıkları görevde bir yıllık deneme süresi sonunda Türk Silahlı Kuvvetlerine uyum sağlayamayan veya subaylığa engel hali görülenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir ve aldıkları aylıkları dışında Devletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriyle birlikte kendilerinden tahsil olunur." hükmü yer almaktadır. Davalı tarafından imzalanarak davacı idareye verilen taahhütnamede ise "...926 Sayılı TSK Personel Kanunu'nun bana yükleyeceği tüm yükümlülükleri kabul ve taahhüt ederim" şeklinde taahhütte bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; davalı, kendi nam ve hesabına tıp fakültesini bitirdikten sonra, 926 Sayılı Yasa'nın 14.maddesi hükümlerine göre, başvurusu kabul edilerek 30.08.2000 tarihinde tabip subay olarak nasbedilmiş, 12.03.2001 - 30.08.2001 tarihleri arasında da subaylık nosyonu kazandırma eğitimi görmüş olup, 01.11.2002 tarihinde istifa etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalıya subaylık nosyonu kazandırma eğitimi nedeniyle yapılan masraflar, yukarıda sözü edilen yasa hükümleri ile taahhütname dikkate alınarak ve ayrıca yargılama sırasında yürürlüğe giren "6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile "09.11.2013 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim Ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1.maddesi ile yapılan düzenleme" de değerlendirilerek, davalının borcunun ve işlemiş faizinin bilirkişiye hesaplattırılıp belirlenen miktara hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy