MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 19.01.2013 tarihli toplantıda kabul edilen işletme projesinin ve bu projeye göre avans toplanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali ile 19.06.2013 tarihli dilekçede bu genel kurulda alınan kararların yürürlüğünün durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece verilen 29.04.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilince tedbirin kaldırılması talep edilmiş, bunun üzerine verilen 22.05.2013 tarihli hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin temyiz kabiliyetinin bulunduğu hususu;
18. Hukuk Dairesi Üyesi Sayın ...'in "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağından ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararın itirazına ilişkin verilen kararların temyiz yoluyla inceleme olanağı bulunmaması nedeniyle, temyiz inceleme isteminin reddi gerektiğinden bahisle çoğunluğun temyizen incelenir" azınlık görüşüne karşın oyçokluğu ile kabul edilerek;
Uyuşmazlığın esasına ilişkin dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve 18.04.2013 tarihli dilekçesinde; 19.01.2013 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile kabul edilen işletme projesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle bu projenin ve projeyle belirlenen aidat ve avans toplanmasına ilişkin kararların iptalini ve alınan kararların yürürlüğünün durdurulması ve kararların icra takibine konu edilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, mahkemece 29.04.2013 tarihli karar ile tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, daha sonra 22.05.2013 tarihli kararda ise "29.04.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararının avans toplanmasına ilişkin kısmının salt davacılar yönünden uygulanmasının durdurulması" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirde esas hakkındaki hükme kadar, taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak, böylece davacının davayı kazanması halinde dava konusu olan şeyekavuşmasını daha dava sırasında güvence altına almak amacıyla başvurulan bir geçici hukuki himaye tedbiridir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Somut olayda; davacıların talebine itibar edilerek, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup davalının bu yöndeki itirazı da reddedilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ve kat malikleri kurul kararlarının iptal edilinceye kadar geçerli olduğu hususu da gözönünde tutularak davalı vekilinin itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy