MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kısıtlı adayının vesayet altına alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm vasi adayı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, kısıtlanması istenilenin Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi uyarınca kısıtlanmasını istemiş, mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi yönünden araştırma yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382/b-19. maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, 385. maddesinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanacağı, 317. maddesinde de davalıya tebligat yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 320. maddesinde duruşma yapılmadan dosya üzerinde karar verilmesi imkanı düzenlenmiş ise de bu düzenleme ilgiliye tebligat yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kısıtlanması istenilene tebligat yapılmadan ve davaya cevap verme imkanı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Davada kısıtlanması istenilenin ağır hastalığı ve yatalak olması nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesine dayanıldığı halde mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış, kısıtlı adayının akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönünde rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Kısıtlı adayının kendi işlerini göremediği gerekçesiyle kedisine vasi atanması talep edildiğine göre; TMK'nun 408. maddesi kapsamında gerekli araştırma yapılarak rapor alındıktan ve kısıtlı adayı dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.