MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile yasal danışman atanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...'ın Türk Medeni Kanununun 405 ve devam eden maddeleri gereğince kısıtlanmasını istemiş, mahkemece davada ...'ın yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiş, davacı vekili hem esas yönünden hem de atanan yasal danışmanın şahsına yönelik olarak kararı temyiz etmiştir.
1-Hükmün esasına yönelik temyizin incelenmesinde;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Yasal danışmanın şahsına itiraz yönünden temyize gelince;
Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca, vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, yasal danışman atanmasında da uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; temyiz dilekçesinin vesayet makamının atadığı vasinin şahsına karşı itiraz olarak kabul edilip yapılan bu itirazların öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.