MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, arsa paylarının devri ve yıkım istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı karşı davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1968 tarihinde yapılan apartmanın yeniden yapım ve inşası konusunda olumsuz tavır takınan ve binanın yeniden yapılmasına izin vermeyen davalıların muvafakatının sağlanması ve binanın yıkılarak yeniden inşaat yapılmasına izin verilmesine, gerekli izin verilmediği takdirde binanın mevcut durumu ile oturmaya müsait olmadığının tespiti ile tapuda kayıtlı mevcut kat mülkiyetinin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 46. ve devamı maddeleri gereğince sona erdirilerek tapuya tesciline, binanın harap olması ve yıkılma tehlikesi karşısında yeniden yapılma taleplerine karşı çıkan davalıların arsa payı, daire değerlerinin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 47. maddesi gereğince tespit edilerek bu hisselerin bedellerinin depo edilmesi ve binayı yenileme talebinde bulunan davacı maliklere devrine, bu talepler kabul görmez ise binanın harap olması ve projeye aykırılıklar nedeni ile yıkılma tehlikesi altında olması çerçevesinde yıkımına karar verilmesi, davalı vekili ise karşı dava dilekçesinde, müvekkillerinin katılmadığı ve davacılar tarafından imzalanan, toplantıya katılmayanlara sonradan imzalattırıldığı konusunda kuşkuları bulunan mutlak butlanla batıl ve yok sayılan kat malikleri kurulu kararlarının iptaline, apartmanın daha önce birden fazla yüklenici şirkete verilmesine ilişkin kararlar iptal edilmeden davacıların eksik katılım ile Yetkinağaş şirketi ile sözleşme yapmış olmaları nedeniyle ortaya çıkan çelişkili durumun izalesi için müvekkillerinin katılmadığı ve eksik katılımlı kararların yok sayılarak mutlak butlanla iptallerine karar verilmesini, davacıların apartmanda projeye aykırı yapmış oldukları projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine, yerine getirilmediği takdirde bağımsız bölümlerindeki mülkiyet haklarının devrine karar verilmesini istemiş, mahkemece asıl davanın kabulü ile apartmanın yıkılarak yeniden yapılmasına, karşı dava ve talepler yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Dava konusu taşınmazda A Blok 6 numaralı bağımsız bölüm maliki olan ... ...ile B Blok 4 numaralı bağımsız bölüm maliki ...'in mahkemece verilecek karar neticesinde hukukları etkileneceğinden adı geçen kat malikleri davaya dahil edilmeden, ölü iseler davada taraf olup kat maliki olmadığı anlaşılan kişilerle irtibatlarını sağlayan veraset ilamları alınıp taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı denetlenmeden karar verilmiş olması,
Kabule göre de;
2-Kat Mülkiyeti Yasasının 13. maddesi hükmüne göre, kural olarak üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli yapı veya yapıların bulunduğu anagayrimenkulde kat mülkiyetinin taşınmazın malik veya paydaşları tarafından 12. madde hükmü uyarınca hazırlanacak belgelerle birlikte ilgili tapu müdürlüğüne müracaatedilerek sözleşme düzenlenmesi ve bu sözleşme çerçevesinde tapuya tescil edilmesi suretiyle kurulması gerekir. Aynı Yasanın 10. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da bu nitelikte bir yapının bulunduğu taşınmazın paydaşlarının kendi aralarında anlaşamamaları halinde bunlardan birisinin başvurusu üzerine ortaklığın giderilmesine yönelik olarak verilecek mahkeme hükmüyle de kat mülkiyeti kurulması olanağı mevcuttur.
Yasanın açıklanan bu hükümleri çerçevesinde tesis olunan kat mülkiyetinin sona ermesi anılan Yasanın 46. ve müteakip maddelerinde öngörüldüğü üzere ancak kat maliklerinin tamamının istemesi üzerine kat mülkiyeti kütüğündeki sicil kaydının silinmesi ya da ana yapının tümünün harap olması durumunda mümkündür. Bunlar dışında kat maliklerinden birisinin istemiyle hakimin, kat maliklerinin iradesi yerine geçerek yapının eskimiş ve depreme dayanıksız olduğu nedenine dayalı olarak kat mülkiyetinin sona erdirilmesi veya aynı sonucu doğuracak şekilde (bütün paydaşların onayını gerektirmesine karşın) binanın yıkılması ve yerine yeni bina inşa edilmesi yolunda karar vermesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Kat mülkiyetli binanın dayanıklılık itibariyle yetersiz ve buna bağlı olarak da oturulamaz durumda olduğu iddiasının, imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde yetkili idari mercilerce değerlendirilip kullanma izninin iptaline veya ana yapının yıkılmasına gerek olup olmadığının takdiri gerekir.
Öte yandan, ana yapının depreme dayanıksız bulunması halinde bunun güçlendirilmesini kat maliklerinin her birisi diğer kat maliklerinden isteme hakkına sahip olduğu gibi bu isteminin kabul edilmemesi durumunda bu konuda dava yoluyla hakimin müdahalesini de talep edebilir. Ana yapının güçlendirilmesinin ekonomik olmaması, kat maliklerinin tümünün rızası sağlanmadan binanın yıkılmasını gerekli ve haklı kılamaz.
Açıklanan nedenlerle, mahkemenin görevi dışında kalan konudaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal şartlar oluşmadığı halde mahkemece kat maliklerinin iradesi yerine geçip kat mülkiyetini sona erdirecek şekilde hüküm kurulmuş olması,
3-Karşılık dava yönünden ise; iptali istenen kararın hangi tarihli olduğu sorulup buna göre olumlu oyları ile katılan maliklerin davalı olarak gösterilmesi gerekirken bu husus denetlenmeden işin esası hakkında karar verilmiş olması,
4-Karşı davada ayrıca projeye aykırılık iddia edildiğine göre projeye aykırılığın kimin tarafından yapıldığı ve ne tür aykırılık bulunduğu tespit ettirildikten sonra oluşacak uygun sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile red kararı verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.