MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 20.06.2009 tarihli kat malikleri kurul kararının iptali ve 05.12.2007 tarihli ibraname ile borca karşılık gelen kat malikleri kurul karar örneğinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, ... Blokları B-4 blokda daire maliki olduğunu, apartmanın 20.06.2009 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında aidat borcunu ödemediği gerekçesi ile hakkında apartmandan ihraç kararı verildiğini, kendisinin 05.12.2007 tarihli ibraname ile borcunu ödediğini ve borcunun bulunmadığını beyanla, ödediği borca karşılık gelen kat malikleri kurulu kararı örneğinin iadesi, iade mümkün değilse iptali ve yine hakkında ihraç kararı verilmesine esas teşkil eden 20.06.2009 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptalini istemiş, mahkemece davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 5711 sayılı Yasayla değişik 33. maddesi “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz.” hükmünü içermektedir. Dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre; davacı iptalini istediği 20.06.2009 tarihli toplantıya katılmış ve toplantıda alınan karara şerh koymuştur. Sözkonusu toplantıda alınan, davacının taşınmazdan ihracına ilişkin karar, mülkiyet hakkını ihlal eden yok hükmünde bir karar olup, mülkiyet hakkını sona erdirecek şekilde bir karar verilemez. Bu durumda yukarıda anılan madde uyarınca bir aylık ve altı aylık hak düşürücü sürelerin somut olayda uygulanması mümkün olmayıp yoklukla geçersiz olan kat malikleri kurulu kararının iptali için dava açılması her zaman mümkündür. Dolayısıyla davacının taşınmazdan ihracına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek ihraca ilişkin maddenin iptaline karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı davacının temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy