MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalının bağımsız bölümüne ilişkin olarak 7.050,40 TL aidat, dava tarihinden itibaren %5 gecikme faizi ve 27.860,83 TL gecikme cezasının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu sitede kat maliki olan davalının 2004 yılı Mayıs-Aralık, 2005 yılı Ocak-Aralık, 2006 yılı Ocak-Mart ayları aidatlarını ödemediğini ileri sürerek, 7.050,40TL'nin dava tarihine kadar işleyen 27.860,83TL gecikme cezası ile birlikte ve anaparaya işleyecek aylık %5 gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.050,40TL alacak ve 27.490,75TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.541,15TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren aylık %5 gecikme tazminatı uygulanmasına karar verilmiştir.
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 126. maddesinin 1. bendine göre (6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi) belirli dönemlerde ödenmesi gereken aidat hakkındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, davalının süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde yer alan zamanaşımı defi de dikkate alınarak oluşacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.