MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 38. maddesince tapu iptal ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 834 parsel sayılı taşınmazın Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim, atış ve tatbikat sahası olarak 1978 yılında kamulaştırıldığını ve bu tarihten itibaren de bu amaçla kullanıldığını, tapu maliklerince bedel artırım davası açıldığı halde bugüne kadar taşınmazın Maliye Hazinesine devredilmediğini, 20 yılı aşkın bir süre geçtiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi gereğince davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini istemiş; mahkemece, 1978 yılı itibariyle dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı bulunduğu, taşınmazın hükmen tescil sonucu 1988 yılında tapuya kaydedildiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin 1988 olan hükmen tescil tarihi olduğu ve dava tarihi itibariyle 20 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı idarenin tapu iptal ve tescil davasına dayanak yaptığı 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edilmiş olup böylece, davanın yasal dayanağını oluşturan yasa maddesi ortadan kaldırıldığından karar tarihinde yürürlükte olmayan bir yasa maddesine dayanılarak hüküm kurulamaz.
Öte yandan; Kamulaştırma Yasasının 17. maddesinde, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlandığı ancak taşınmaz sahibinin ferağ vermediği hallerde, taşınmazın kamulaştırma yapan idare adına tesciline karar verilebileceği öngörülmüştür.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmazın 10.01.1978 tarihinde kamulaştırılıp kıymet takdirinin yapıldığı, tapu malikleri tarafından Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesine 1979/6 Esas sayılı dosya ile açılan bedel artırım davasının takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, yine tapu maliklerinden ...'ın kamulaştırma şerhinin kaldırılması ve haksız el atmanın önlenmesi için Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/29 Esas sayılı açtığı davanın reddedildiği, bu dosya içerisinde davalı Hazine vekilinin delilleri arasında belirttiği 09.05.1979 tarihli Mal Müdürlüğüne yazılan dilekçe fotokopisine göre maliklerden davalı ...'nın kendi adına asaleten küçük kızları... ve ...'ya velayeten , ...'e vekaleten yine davalı ...'nın kendi adına asaleten ... varisleri hariç diğer tüm hissedarlar adına vekaleten dava konusu 834 parsel sayılı taşınmaz için açtıkları kamulaştırma bedelinin artırılması davasındaki hakları saklı kalmak üzere takdir kıymet komisyonunca tespit edilen kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmesini talep ettikleri, bu dilekçeye istinaden Mal Müdürlüğünce Ege Ordu Komutanlığı İzmir İnşaat Emlak Müdürlüğüne yazılan 10.05.1979 tarihli yazıda, dosyada yapılan incelemede davanın ... tarafından kazanıldığı takdirde dava konusu taşınmazın tamamına kıymet takdir komisyonunca 2.059.950 TL takdir edildiğinden mahkemenin 2006/29 Esas 2008/23 Karar sayılı dosyasında Hazine vekilinin de belirttiği üzere kamulaştırma bedelinden %40'ı oranında gelir vergisi düşünülerek %60'ı olan 1.235.970TL'nin hak sahiplerine ödenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenip ödenmediğinin etraflıca araştırılıp gerekirse kamulaştırma bedelinin dava tarihindeki değerinin hak sahiplerine ödenmesi sağlanarak Kamulaştırma Yasasının 17.maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dayanağı iptal edilmiş yasa maddesi esas alınarak eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy