MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 28.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali ve aidatların yeniden belirlenmesi ile apartman kasasındaki paranın kat maliklerine iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı anataşınmazın yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ilişkin diğer hususları düzenleyen ve tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Anılan yasa maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre de yönetim planının (bu bağlamda maddelerinin) değiştirilmesi ancak tüm kat maliklerinin beşte dördünün oyu ile olanaklıdır. Bu madde fıkraları birlikte değerlendirildiğinde tüm kat maliklerini bağlayan yönetim planının değiştirilmesi görev ve yetkisi kat maliklerine tanınmış olup onların beşte dördünün oyunun varlığı şarttır. Somut olayda dava konusu anataşınmazın yönetim planının 3. maddesinde ortak giderlere katılma konusunda kat maliklerinin arsa payları oranlarının esas alınacağı belirtilmiş olmasına rağmen, iptali istenen 28.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu kararının 5. maddesinde ortak giderlerin dairelerin m² esasına göre paylaştırılmasına dair karar alınmış olup, bu karar yönetim planının 3. maddesine aykırıdır. İptali istenen 28.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında yönetim planına aykırı olarak alınan karar yasada aranan çoğunlukla alınmadığından, diğer bir anlatımla yönetim planındaki düzenlemeyi değiştirir mahiyette bulunmadığından davanın bu yönden kabulü ile, 28.01.2010 tarihli kat malikleri kurulu kararının 5. maddesinin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın tüm talepler yönünden reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.