MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
İhbar dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Türk Medeni Kanununun 335. maddesi uyarınca ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar. Aynı Kanunun 419/son maddesinde ise kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır hükmü düzenlenmesine rağmen mahkemece verilen kararda infazda çelişki oluşturabilecek şekilde velayet hükümleri çerçevesinde vasi atanmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının dördüncü satırındaki kısıtlanarak, ibaresinden sonra gelen "kendisine" kelimesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, altıncı satırındaki "velayet hükümleri çerçevesinde vasi olarak" ibaresinin çıkartılarak, yerine "Türk Medeni Kanununun 419/son maddesi gereğince velayeti altında bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy