MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Geri çevirme kararı sonrası dosyaya getirtilen belediye başkanlığı ve tapu müdürlüğü yazılarına göre, dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsal taşınmazların ise imar parseli olduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın emsallerle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
2-Kabule göre de; mahkemece verilen ilk karar davacı vekili ile davalılardan ... vekilince temyiz edilmiş olduğundan davalılardan ... payı dışında diğer davalıların payı için ilk kararda belirlenen bedele hükmetmek gerekirken, davacı yararına usuli kazanılmış hak gözardı edilerek ilk kararı temyiz etmeyen davalılar için bozmadan sonra tespit edilen yüksek bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.