Davacı ... ile davalı ... aralarındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminatın tahsili davasına dair ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.12.2012 günlü ve 2012/667-822 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 30.04.2013 günlü ve 2013/4276-7127 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesi ile eklerinin ve tüm dosya kapsamının yeniden incelenmesi sonucunda, davada fiili el atma yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, ayrıca harç ve vekalet ücretinde yapılan yasal düzenlemeye göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 30.04.2013 gün ve 2013/4276-7127 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi soncunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 12.10.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlardan 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 5.381,28 m²'lik kısmı ile (E) harfi ile gösterilen 1.908,98 m²'lik bölümlerinin 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak belirtilen kısımda; (B) harfi ile gösterilen 25.991,54 m²'lik bölümün mezarlık koruma bandı içinde kaldığı, (F) harfli 78,30 m²'lik bölümün ise mezarlık duvarı içinde bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece (B) ve (F) harfi ile gösterilen kısımların bedeline hükmedilmiştir.
Dairemize intikal eden aynı taşınmaza ilişkin açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/662 E-2012/756 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; 28.07.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda, 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fiili el atma bulunmadığı (D) harfiyle gösterilen 26069,77 m²'lik kısmının 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı, (E) harfiyle gösterilen 5381,31 m² ve (F) harfiyle gösterilen 1909,02 m²'lik bölümlerinin ise 1/1000 ölçekli plan dışında olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak belirlenen kısımda kaldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen her iki dosyada bulunan fen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek dava konusu 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı kesin olarak belirlendikten sonra fiili el atma varsa sadece el atılan bölüm yönünden kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti ile bu kısmın idare adına tesciline karar verilmesi, bulunmadığı takdirde fiilen el atılmayan taşınmaz hakkında mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de mahkemelerin görevine ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilip görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacağından ve bu konuda görevin bozmaya uyulmakla doğan kazanılmış hak kuralının bir istisnası olduğu İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih 1957/13 E-1959/5 K. sayılı ilamında da belirtilmiş olmakla idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir” ve “Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” hükmü getirildiğinden taraflar yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.